Mersin’de sokağa inerek, “Vatandaşlık geliri gibi sihirbazlıklara hiç gerek yok, aylık bağlama oranlarını eskiden olduğu gibi yüzde yetmişe çıkarın, başka ihsan istemeyiz” diyen emekliler, yoksullaşan halka dikkat çekti.
Talepleri için sokakları terk etmeyen 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi son olarak Yenişehir bölgelinde yaptığı stant çalışmasında halkı birlikte mücadeleye çağırdı. Pankart ve afişlerle mesajlar veren emekliler insan zinciri oluşturarak, birlikte mücadelenin önemine değindi.
Sendika Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, burada yaptığı basın açıklamasında, “Bizi artık iyi tanıyorsunuz, uzun süredir ortalama olarak haftada bir, bazen haftada bir kaç defa karşınıza çıkıp sorunlarımızı anlatıyor, çözüm önerilerimizi dile getiriyoruz. Sesimizi ve çağrımızı yazılı ve görsel olarak çoğaltan basın emekçilerine, üyelerimize dostlarımıza ve tüm halkımıza minnettarız” dedi.
“BUGÜN EMEKLİNİN REFAHI YERİNE YOKSULLUĞUNU YAŞIYORUZ”
İsteklerinin karşılanmasının hiçbir zorluğu olmadığını söyleyen Kurt, birlikte üretilenler hakça paylaşıldığında sorunların biteceğini aktardı. “O zaman geldiğinde, biz sizin karşınıza yoksulluğu, konutsuzluğu, aşsızlığı işsizliği anlatmak için değil, şarkılarımızı türkülerimizi söylemek için çıkacağız” diyen Hüseyin Kurt, “Halka daha iyi bir yaşam vat edip iş başına gelen iktidar, uygulamalarından sorumludur. Emeklilik hakkı, diğer birçok hakla birlikte, bizden önceki kuşakların büyük özverileriyle yasalara yazdırılan temel hakkımızdır. Ne yazık ki o zamanlar engel olamadık; 1999 ve 2008 yılında yapılan değişiklerle emekli olma yaşı yükseltildi, aylık bağlama oranları düşürüldü ve bugün emeklinin refahı yerine yoksulluğunu yaşıyoruz.
“BU ŞAMPİYONA KÜME DÜŞÜRMEK BOYNUMUZUN BORCU OLSUN”
Nasıl ki özelleştirmeyi ilk başlatan bugünkü AKP iktidarı değildi, ama açık ara şampiyonluk onundur. Aynı şekilde emeklilikteki geri gidişin de şampiyonu da AKP iktidarıdır. Bu şampiyona küme düşürmek boynumuzun borcu olsun.
Anayasa’nın 17. Maddesinde; Herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu yazar. Bugün yaşam koşullarımız 2002’ye göre çok daha geride, maddi ve manevi varlığımızı koruyamıyoruz. Barınma, beslenme, ısınma gibi en temel insani gereksinimlerimizden kısmak zorundayız.
“SESSİZ KALMAYIZ, KALAMAYIZ”
Daha önce anamızın ak sütü gibi hak ettiklerimiz birer birer elimizden alınırken buna sessiz kalmayız, kalamayız. Sorumluluğumuz sadece kendimizle sınırlı değil, emekli dul ve yetim yoksulluğu yanında, çalışma çağında olup iş bulamayan, çalıştığı hâlde iki kişi bir araya gelip ev kuramayan, aylığı kiraya yetmeyen çocuklarımızdan torunlarımızdan yeğenlerimizden de sorumluyuz. Dükkânını siftahsız kapatan esnaf, ürünü dalda ve yerde kalan çiftçi, ağır faiz yükü altında ezilen küçük ve orta sanayici de mağdur. Çünkü aynı yoksullaştırıcı iktidar, biraz az biraz çok hepimizi yoksullaştırıyor.
İktidarın kurduğu özelleştirme faiz döviz borsa sistemiyle bir avuç dolar milyarderi ve milyoneri, büyük tekeller, holdingleşmiş tarikatlar toplumun bütün zenginliğine el koyuyor, halka ise derin yoksulluk kalıyor.
“VATANDAŞLIK GELİRİ DEDİLER DAĞ FARE DOĞURDU”
İktidar şapkadan tavşan çıkarır gibi her gün yeni bir göz boyayıcı haberlerle oyalamaya çalışıyor bizi. Son günlerin modası Vatandaşlık Geliri. Aylarca bu haberlerle insanlara umutlar pompalandı, bugünlerde ayrıntıları ortaya çıktı ve ‘Dağ fare doğurdu’. Toplam geliri dokuz bin liranın altında olan ailelere en fazla 5 bin 615 liralık bir destek vereceklermiş. Bir ailenin sadece dokuz bin lira geliri olması sefalettir. Dokuz bin liraya eklenecek 5 bin 615 liralık destekle gelir 14 bin 615 lira olur, bu da sefalettir” diye konuştu.
“VATANDAŞLIK GELİRİ’ GİBİ SİHİRBAZLIKLARA HİÇ GEREK YOK, AYLIK BAĞLAMA ORANLARINI ESKİDEN OLDUĞU GİBİ YÜZDE YETMİŞE ÇIKARIN, BAŞKA İHSAN İSTEMEYİZ”
İktidara biz daha kolay bir yol da gösteren Başkan Kurt, SGK bünyesindeki 4/ A’lı emeklilerin sayıca en büyük grup olduğunu anımsattı. “2002 yılı Aralık ayında 4/ A’lıların en düşük aylığı 257 lira idi. Asgari ücret 184 lira idi” diyen Hüseyin Kurt, “Yani emekli aylığı asgari ücretten yüzde 40 fazlaydı. Bugüne uyarladığımızda 28 bin 75 liranın yüzde 40 fazlası 39 bin 305 lira eder. Bugün hazine katkısıyla en düşük emekli aylığı 20 bin lira. Siz refah payı, ekonomik büyüme gibi hiçbir ek katkı yapmadan dört işlemle yaptığımız bu basit hesaplamayla bile emeklinin alması gereken aylığın yarısını hiç etmişsiniz. Altın gümüş karşılaştırmasına girmiyoruz bile, oralara girersek uçurum kat kat büyüyor ve biz bunu yaşayarak biliyoruz. ‘Vatandaşlık Geliri’ gibi sihirbazlıklara hiç gerek yok, Aylık Bağlama Oranlarını eskiden olduğu gibi yüzde yetmişe çıkarın, başka ihsan istemeyiz.
“HAKLARIMIZI ALMAK İÇİN GEREKLİ OLAN AZİM VE İRADEYE SAHİBİZ, GÜCÜMÜZÜN BİRLİKTEN GEÇTİĞİNİ BİLİYORUZ”
Haklarımızı almak için gerekli olan azim ve iradeye sahibiz, gücümüzün birlikten geçtiğini biliyoruz, bu yolda elimizden gelen her çabayı göstereceğimizi tekrar ilan ediyoruz.
Derhal yasal düzenleme yapılarak Emekli sendikaların Çalışma Bakanlığı ile toplu sözleşme yapma hakkı tanınmalıdır.
Bizler yarına sabredecek hâli kalmayanlarız. Derhal dul ve yetimlerimiz ile 65 yaş üstü güvencesiz vatandaşlarımızın gelirini açlık sınırı üzerine çıkarılmalıdır. En düşük emekli aylığını 39 bin TL'ye yükseltilmelidir. Memur emeklilerine ödemediğiniz seyyanen zamları derhal ödenmelidir. Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantısal zam yapılmalıdır.
Önümüzde Ramazan ayı ve bayramı var. Bizler harçlık istemiyoruz. Tüm emeklilere birer aylık tutarında ve yılda dört kez olan ikramiye istiyoruz. Kirada oturan tüm emeklilere kira yardımı istiyoruz Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Sabredecek halimiz, dayanacak takatımız kalmadı. Hak edişimizi istiyoruz. Alana kadar da sokaklardan ayrılmayacağız.
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” şeklinde konuştu.
